تَطِيرُ الطُّيُورُ بِحُرِّيَّةٍ فِي السَّمَاءِ عَنْ طَرِيقِ رَفْرَفَةِ أَجْنِحَتِهَا.
Kuşlar kanatlarını çırparak gökyüzünde özgürce uçarlar.
تَطِيرُ الطُّيُورُ بِحُرِّيَّةٍ فِي السَّمَاءِ عَنْ طَرِيقِ رَفْرَفَةِ أَجْنِحَتِهَا.
Kuşlar kanatlarını çırparak gökyüzünde özgürce uçarlar.
أَغْلَقْتُ مِصْرَاعَ النَّافِذَةِ لِأَنَّ الْهَوَاءَ بَارِدٌ.
Hava soğuk olduğu için pencerenin kanadını kapattım.
شَكَّلَ الْجَانِبُ الْأَيْمَنُ مِنَ الْجَيْشِ خَطَّ دِفَاعٍ قَوِيٍّ ضِدَّ هُجُومِ الْعَدُوِّ.
Ordunun sağ kanadı, düşmanın saldırısına karşı güçlü bir savunma hattı oluşturdu.
دَرْفَة