kuş

مِنَ الْجَمِيلِ أَنْ تَسْتَيْقِظَ فِي الصَّبَاحِ عَلَى أَصْوَاتِ الطُّيُورِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Sabahları bahçede kuş sesleriyle uyanmak çok güzel.

عُصْفُور — عَصَافِير

كَانَ هُنَاكَ عُصْفُورٌ صَغِيرٌ يَقِفُ أَمَامَ النَّافِذَةِ.

Pencerenin önünde küçük bir kuş duruyordu.

طَيْر — طُيُور

رَأَيْتُ طَيْرًا صَغِيرًا عَلَى الشَّجَرَةِ أَمَامَ نَافِذَتِي، وَكَانَ يُغَنِّي صَبَاحًا.

Sabah penceremin önündeki ağacın üstünde küçük bir kuş gördüm, şarkı söylüyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler