karıncalı

كَانَتْ شَاشَةُ التِّلْفِزْيُونِ الْقَدِيمِ مُنَمَّلَةً جِدًّا، وَلَمْ يَكُنْ بِالْإِمْكَانِ رُؤْيَةُ أَيِّ شَيْءٍ.

Eski televizyonun ekranı çok karıncalıydı, hiçbir şey görünmüyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler