بَدَأَتْ يَدِي تَتَنَمَّلُ بَعْدَ الْبَقَاءِ فِي الطَّقْسِ الْبَارِدِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.
Soğuk havada uzun süre kalınca ellerim karıncalanmaya başladı.
بَدَأَتْ يَدِي تَتَنَمَّلُ بَعْدَ الْبَقَاءِ فِي الطَّقْسِ الْبَارِدِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.
Soğuk havada uzun süre kalınca ellerim karıncalanmaya başladı.
أَشْعُرُ بِالتَّنْمِيلِ لِأَنَّ سَاقِي مُخَدَّرَةٌ.
Bacağım uyuştuğu için karıncalanıyorum.