بَعْدَ انْتِهَاءِ الرِّحْلَةِ الْبَحْرِيَّةِ، وَطِئَتْ أَقْدَامُنَا الْيَابِسَةَ أَخِيرًا، وَشَعَرْنَا بِالرَّاحَةِ الشَّدِيدَةِ.
Deniz yolculuğu bittikten sonra nihayet karaya ayak bastık, çok rahatladık.
بَعْدَ انْتِهَاءِ الرِّحْلَةِ الْبَحْرِيَّةِ، وَطِئَتْ أَقْدَامُنَا الْيَابِسَةَ أَخِيرًا، وَشَعَرْنَا بِالرَّاحَةِ الشَّدِيدَةِ.
Deniz yolculuğu bittikten sonra nihayet karaya ayak bastık, çok rahatladık.
رَسَتْ سُفُنُنَا أَخِيرًا عَلَى قِطْعَةِ بَرٍّ بَعْدَ رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ.
Gemilerimiz uzun bir yolculuktan sonra sonunda bir kara parçasına yanaştı.
لَدَيَّ قِطَّةٌ سَوْدَاءُ صَغِيرَةٌ.
Küçük kara bir kedim var.
Ayrıca: سَوْدَاء، اِسْوَدَّ
أَسْوَد اللَّوْن، أَدْهَم