karakol

ذَهَبْتُ إِلَى أَقْرَبِ مَرْكَزِ شُرْطَةٍ لِلْإِبْلَاغِ عَنْ حَادِثَةِ السَّرِقَةِ.

Hırsızlık olayını bildirmek için en yakın karakola gittim.

يَعْمَلُ مَخْفَرُ الشُّرْطَةِ لَيْلاً وَنَهَارًا لِضَمَانِ الْأَمْنِ فِي الْمَدِينَةِ.

Karakol, şehirdeki güvenliği sağlamak için gece gündüz çalışıyor.

تُوجَدُ دَائِمًا سَيَّارَاتُ شُرْطَةٍ مُتَوَقِّفَةٌ أَمَامَ نُقْطَةِ الشُّرْطَةِ.

Karakolun önünde her zaman polis arabaları park halindedir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler