karayılan

أَفْعَى سَوْدَاءُ — أفاعي سوداء

رَأَى الرَّاعِي أَفْعَى سَوْدَاءَ بَيْنَ الصُّخُورِ.

Çoban kayaların arasında bir karayılan gördü.

اخْتَفَى الثُّعْبَانُ الْأَسْوَدُ الَّذِي رَأَيْتُهُ فِي الْحَدِيقَةِ بِسُرْعَةٍ بَيْنَ الْأَعْشَابِ.

Bahçede gördüğüm karayılan, hızla otların arasına kayboldu.

İlişkili Kelimeler