أصبح الطفل عنيدا عندما لم يتم شراء اللعبة التي أرادها وبدأ بالصراخ.
Çocuk istediği oyuncak alınmayınca katırlaştı ve bağırmaya başladı.
أصبح الطفل عنيدا عندما لم يتم شراء اللعبة التي أرادها وبدأ بالصراخ.
Çocuk istediği oyuncak alınmayınca katırlaştı ve bağırmaya başladı.
كلما طال النقاش، أصبح الطرفان أكثر تصلبا وأصبح من الصعب التوصل إلى حل وسط.
Tartışma uzadıkça taraflar katırlaştı ve uzlaşma zorlaştı.
تصلبت مفاصل الرجل العجوز وكان يجد صعوبة في الحركة.
Yaşlı adamın eklemleri katırlaşmış, hareket etmekte zorlanıyordu.