katastrofik

قَدْ تُؤَثِّرُ النَّتَائِجُ الْكَارِثِيَّةُ لِتَغَيُّرِ الْمُنَاخِ عَلَى الْعَالَمِ بِأَسْرِهِ.

İklim değişikliğinin katastrofik sonuçları tüm dünyayı etkileyebilir.

تَسَبَّبَ الزِّلْزَالُ فِي دَمَارٍ مُدَمِّرٍ فِي الْمَدِينَةِ.

Deprem, şehirde katastrofik hasara yol açtı.

كَشَفَتِ الْخَسَائِرُ فِي الْأَرْوَاحِ فِي الْحَادِثِ عَنْ صُورَةٍ مَأْسَاوِيَّةٍ.

Kazada yaşanan can kayıpları katastrofik bir tablo ortaya koydu.

İlişkili Kelimeler