katkı

كَانَ لِكُلِّ طَالِبٍ مُسَاهَمَةٌ فِي الْمَشْرُوعِ وَكَانَتِ النَّتِيجَةُ نَاجِحَةً لِلْغَايَةِ.

Her öğrencinin projeye bir katkısı oldu ve sonuç çok başarılıydı.

قَدَّمَتْ أَبْحَاثُ الْعَالِمِ إِسْهَامًا كَبِيرًا فِي مَجَالِ الطِّبِّ.

Bilim adamının araştırmaları, tıp alanına büyük bir katkı sağladı.

تُضِيفُ هَذِهِ الْبَهَارَاتُ نَكْهَةً مُخْتَلِفَةً إِلَى الطَّعَامِ.

Bu baharat, yemeğe farklı bir lezzet katkısı sağlıyor.

İlişkili Kelimeler