pay

حِصَّة — حِصَص

حِصَّتِي فِي الشَّرِكَةِ سَتَلْعَبُ دَوْرًا هَامًّا فِي قَرَارَاتِي المُسْتَقْبَلِيَّةِ.

Şirketteki payım, gelecekteki kararlarımda önemli bir rol oynayacak.

أَخَذَ كُلُّ وَاحِدٍ نَصِيبَهُ مِنَ الْحَلْوَى.

Herkes tatlıdan payını aldı.

سَهْم — أَسْهُم

أُحَاوِلُ كَسْبَ الْمَالِ عَنْ طَرِيقِ شِرَاءِ وَبَيْعِ الْأَسْهُمِ فِي الْبُورْصَةِ.

Borsada hisse senetleri alıp satarak para kazanmaya çalışıyorum.

İlişkili Kelimeler