زَوْرَق — زَوَارِق
اِسْتَأْجَرْنَا زَوْرَقًا لِلتَّجْدِيفِ فِي النَّهْرِ وَشَاهَدْنَا غُرُوبَ الشَّمْسِ.
Nehirde kürek çekmek için bir kayık kiraladık ve gün batımını izledik.
اِسْتَأْجَرْنَا زَوْرَقًا لِلتَّجْدِيفِ فِي النَّهْرِ وَشَاهَدْنَا غُرُوبَ الشَّمْسِ.
Nehirde kürek çekmek için bir kayık kiraladık ve gün batımını izledik.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ النَّاسُ يَسْتَخْدِمُونَ الْقَوَارِبَ الصَّغِيرَةَ فِي الْغَالِبِ لِلتَّنَقُّلِ، أَمَّا الْآنَ فَهُنَاكَ سَيَّارَاتٌ.
Eski zamanlarda insanlar ulaşım için daha çok kayık kullanırlardı, şimdi ise arabalar var.
صَنَعَ الْأَطْفَالُ قَارِباً وَرَقِيّاً صَغِيراً وَوَضَعُوهُ فِي النَّهْرِ.
Çocuklar küçük bir kağıt kayık yapıp nehre bıraktılar.
Ayrıca: قَارِبٌ صَغِيرٌ
زَوْرَقٌ صَغِيرٌ