kayıkhane

بِسَبَبِ الْعَاصِفَةِ، تَمَّ سَحْبُ جَمِيعِ الْقَوَارِبِ إِلَى مَرْسَى الْقَوَارِبِ حَتَّى لَا تَتَضَرَّرَ.

Fırtına nedeniyle bütün kayıklar kayıkhaneye çekildi, böylece zarar görmediler.

بَعْدَ عَوْدَتِهِمْ مِنَ الصَّيْدِ، قَامَ الصَّيَّادُونَ بِإِيقَافِ قَوَارِبِهِمْ فِي مَأْوَى الْقَوَارِبِ، كَانَ الطَّقْسُ بَارِداً جِدّاً.

Balıkçılar, avdan döndükten sonra kayıklarını kayıkhaneye park ettiler, hava çok soğuktu.

İlişkili Kelimeler