kayınpeder

حَم — أَحْمَاء

دَائِمًا مَا يَدْعَمُنِي حَمِي، وَيَتَعَامَلُ مَعِي كَمَا لَوْ كُنْتُ ابْنَهُ.

Kayınpederim bana her zaman destek olur, sanki kendi oğluymuşum gibi davranır.

وَالِدُ الزَّوْجَةِ — آباء الزوجة

دَعَا وَالِدُ الزَّوْجَةِ وَوَالِدَةُ الزَّوْجَةِ إِلَى الْعَشَاءِ فِي نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ، وَكُنَّا سُعَدَاءَ لِلْغَايَةِ.

Kayınpederim ve kayınvalidem bizi hafta sonu yemeğe davet ettiler, çok mutlu olduk.

وَالِدُ الزَّوْجِ — آباء الزوج

الذَّهَابُ لِلصَّيْدِ مَعَ وَالِدِ الزَّوْجِ مُمْتِعٌ لِلْغَايَةِ، وَأَنَا دَائِمًا أَتَعَلَّمُ أَشْيَاءَ جَدِيدَةً.

Kayınpederimle balık tutmaya gitmek çok keyifli, her zaman yeni şeyler öğreniyorum.

İlişkili Kelimeler