kaya

جَلَسَ الْوَلَدُ عَلَى صَخْرَةٍ كَبِيرَةٍ قُرْبَ النَّهْرِ وَأَكَلَ الْخُبْزَ مَعَ أَبِيهِ.

Çocuk nehrin yanındaki büyük bir kayanın üstüne oturdu ve babasıyla ekmek yedi.

حَجَر — أَحْجَار

فِي الْجَبَلِ جَلَسَ الْأَوْلَادُ عَلَى حَجَرٍ كَبِيرٍ لِيَأْكُلُوا طَعَامَهُمْ.

Dağda çocuklar yemeklerini yemek için büyük bir kayanın üzerine oturdular.

سَقَطَ جُلْمُودٌ كَبِيرٌ مِنَ الْجَبَلِ.

Dağdan büyük bir kaya düştü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler