kaymak

كُلَّ صَبَاحٍ يَوْمَ الْجُمُعَةِ أَشْتَرِي الْقِشْدَةَ وَالْخُبْزَ الطَّازَجَ مِنَ السُّوقِ الْقَرِيبِ.

Her cuma sabahı yakındaki pazardan kaymak ve taze ekmek alırım.

انْزَلَقَتْ قَدَمِي عَلَى الْجَلِيدِ وَسَقَطْتُ عَلَى الْأَرْضِ أَمَامَ الْجَمِيعِ فِي الشَّارِعِ.

Ayağım buzda kaydı ve sokakta herkesin önünde yere düştüm.

تَزَحْلَقَ الْأَوْلَادُ عَلَى الْجَلِيدِ.

Çocuklar buzda kaydı.

Ayrıca: تَزَلَّجَ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler