kaydedici

بِاسْتِخْدَامِ هَذَا الْمُسَجِّلِ الصَّوْتِيِّ، يُمْكِنُكَ تَسْجِيلُ الدُّرُوسِ لِلِاسْتِمَاعِ إِلَيْهَا لَاحِقًا.

Bu ses kaydedici ile dersleri daha sonra dinlemek için kaydedebilirsin.

سَجَّلَ الصَّحَفِيُّ الْمُقَابَلَةَ بِجِهَازِ تَسْجِيلٍ.

Gazeteci, röportajı bir cihaz kaydedici ile kaydetti.

وَضَعْتُ آلَةَ تَسْجِيلٍ عَلَى الْمَكْتَبِ.

Masanın üzerine bir kaydedici koydum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler