kazanış

كَانَ فَوْزُ فَرِيقِنَا هَذَا الْعَامِ مُهِمًّا لِلْغَايَةِ.

Takımımızın bu seneki kazanışı çok önemliydi.

كَانَ هَذَا الانْتِصَارُ نَتِيجَةَ صِرَاعٍ طَوِيلٍ.

Bu kazanış, uzun bir mücadelenin sonucuydu.

رِبْح — أَرْبَاح

كَانَ هَذَا الرِّبْحُ فُرْصَةً عَظِيمَةً لِلْمُسْتَثْمِرِينَ.

Yatırımcılar için bu kazanış büyük bir fırsattı.

İlişkili Kelimeler