kemancı

عَازِفُ كَمَانٍ مَشْهُورٌ سَيُقَدِّمُ حَفْلَةً مُوسِيقِيَّةً هَذَا الْمَسَاءَ.

Ünlü bir kemancı, bu akşam konser verecek.

كَانَ صَانِعُ الْكَمَانِ يَصْنَعُ كَمَانًا جَدِيدًا فِي وَرْشَتِهِ.

Kemancı, atölyesinde yeni bir keman yapıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler