kertik

شَقّ — شُقُوق

كَانَ هُنَاكَ شَقٌّ صَغِيرٌ عَلَى حَافَةِ الْكُوبِ، لِذَلِكَ كَانَ يَجِبُ تَوَخِّي الْحَذَرِ.

Bardağın kenarında küçük bir kertik vardı, bu yüzden dikkatli olmak gerekiyordu.

فتحت ثلمًا في اللوح وثبتت الحبل هناك.

Tahtaya bir kertik açarak ipi oraya sabitledim.

İlişkili Kelimeler