شَحَذَ الطَّالِبُ ذِهْنَهُ بِالدِّرَاسَةِ الْجَادَّةِ قَبْلَ الِامْتِحَانِ.
Öğrenci, sınavdan önce sıkı çalışarak zihnini keskinleştirdi.
شَحَذَ الطَّالِبُ ذِهْنَهُ بِالدِّرَاسَةِ الْجَادَّةِ قَبْلَ الِامْتِحَانِ.
Öğrenci, sınavdan önce sıkı çalışarak zihnini keskinleştirdi.
أَحَدَّ الطَّبَّاخُ السِّكِّينَ قَبْلَ تَقْطِيعِ اللَّحْمِ.
Aşçı eti kesmeden önce bıçağı bileyledi.
جَعَلَ الطَّبَّاخُ السِّكِّينَ حَادًّا قَبْلَ الْعَمَلِ.
Aşçı işe başlamadan önce bıçağı keskinleştirdi.
رَهَفَ، أَرْهَفَ