طِين — أَطْيَان
يَتِمُّ اسْتِخْدَامُ نَوْعٍ خَاصٍّ مِنَ الطِّينِ لِصُنْعِ الْفَخَّارِ.
Çömlek yapmak için özel bir tür kil kullanılıyor.
يَتِمُّ اسْتِخْدَامُ نَوْعٍ خَاصٍّ مِنَ الطِّينِ لِصُنْعِ الْفَخَّارِ.
Çömlek yapmak için özel bir tür kil kullanılıyor.
لَعِبَ الْأَطْفَالُ بِالصَّلْصَالِ الَّذِي وَجَدُوهُ فِي الْحَدِيقَةِ.
Çocuklar bahçede buldukları kille oynadılar.
يُشَكِّلُ الْغَرْيَنُ الْمُتَرَاكِمُ فِي قَاعِ النَّهْرِ تُرْبَةً خَصْبَةً.
Nehir yatağında biriken kil, verimli bir toprak oluşturur.
غَضَار