عَادَةً مَا يَكُونُ الْأَشْخَاصُ الْحَقُودُونَ غَيْرَ سُعَدَاءَ.
Kindar insanlar genellikle mutsuz olurlar.
عَادَةً مَا يَكُونُ الْأَشْخَاصُ الْحَقُودُونَ غَيْرَ سُعَدَاءَ.
Kindar insanlar genellikle mutsuz olurlar.
لَدَيْهِ طَبِيعَةٌ ضَغِينَةٌ لِلْغَايَةِ.
O, çok kindar bir yapıya sahip.
نَظَرَ إِلَيَّ بِنَظْرَةٍ مُمْتَلِئَةٍ بِالْحِقْدِ.
Kindar bir bakışla bana baktı.