فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ الصُّحُفُ تُعِدُّ قَوَالِبَهَا فِي وَرَشِ الْقَوَالِبِ الْخَاصَّةِ بِهَا.
Eski zamanlarda gazeteler, klişelerini kendi klişelerinde hazırlarlardı.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ الصُّحُفُ تُعِدُّ قَوَالِبَهَا فِي وَرَشِ الْقَوَالِبِ الْخَاصَّةِ بِهَا.
Eski zamanlarda gazeteler, klişelerini kendi klişelerinde hazırlarlardı.
كَانَ مَكَانُ صُنْعِ الْكْلِيشِيهَاتِ وَرْشَةً مُهِمَّةً لِصِنَاعَةِ الطِّبَاعَةِ.
Klişehane, baskı endüstrisi için önemli bir atölyeydi.