kolcu

حَارِس — حُرَّاس

انْتَظَرَ الْحَارِسُ الْقَرْيَةَ طَوَالَ اللَّيْلِ.

Kolcu, gece boyunca köyü bekledi.

كَانَ مُوَظَّفُ الحِمَايَةِ مُكَلَّفًا بِحِمَايَةِ الغَابَةِ مِنَ الحَرَائِقِ.

Kolcu, ormanı yangınlardan korumakla görevliydi.

تَجَوَّلَ الْمُفَتِّشُ فِي الْحُقُولِ لِتَحْدِيدِ الْآفَاتِ.

Kolcu, tarlalarda dolaşarak zararlıları tespit etti.

İlişkili Kelimeler