komiser

قَالَ المُفَوَّضُ المُعَيَّنُ حَدِيثًا إِنَّهُ مُصَمِّمٌ عَلَى خَفْضِ مُعَدَّلِ الجَرِيمَةِ.

Yeni atanan komiser, suç oranını azaltmak için kararlı olduğunu söyledi.

فَحَصَ ضَابِطُ الشُّرْطَةِ جَمِيعَ الْأَدِلَّةِ فِي مَسْرَحِ الْجَرِيمَةِ بِعِنَايَةٍ.

Komiser, olay yerindeki tüm delilleri dikkatlice inceledi.

بَذَلَ الْمُحَقِّقُ قُصَارَى جُهْدِهِ لِحَلِّ قَضِيَّةِ الْقَتْلِ.

Komiser, cinayet davasını çözmek için elinden geleni yaptı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler