konuk etmek

اِسْتَضَافَنِي صَدِيقِي فِي مَنْزِلِهِ فِي نِهَايَةِ الأُسْبُوعِ، لَقَدْ كَانَ مِضْيَافًا لِلْغَايَةِ.

Arkadaşım beni hafta sonu evinde konuk etti, çok misafirperverdi.

يُحِبُّ الْأَتْرَاكُ إِكْرَامَ ضُيُوفِهِمْ بِأَفْضَلِ طَرِيقَةٍ مُمْكِنَةٍ.

Türkler, misafirlerini en iyi şekilde konuk etmeyi severler.

ضَيَّفَتْ جَدَّتِي الْجِيرَانَ فِي بَيْتِهَا مَسَاءَ أَمْسِ.

Büyükannem dün akşam komşuları evinde konuk etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler