حَبْل — حِبَال
سَأَسْتَخْدِمُ حَبْلًا أَحْمَرَ لِرَبْطِ عُلْبَةِ الْهَدَايَا هَذِهِ.
Bu hediye paketini bağlamak için kırmızı bir kordon kullanacağım.
سَأَسْتَخْدِمُ حَبْلًا أَحْمَرَ لِرَبْطِ عُلْبَةِ الْهَدَايَا هَذِهِ.
Bu hediye paketini bağlamak için kırmızı bir kordon kullanacağım.
كَانَ سِلْكُ المِكْوَاةِ قَصِيرًا جِدًّا، لِذَلِكَ اسْتَخْدَمْتُ سِلْكَ تَمْدِيدٍ.
Ütünün kordonu çok kısaydı, bu yüzden uzatma kablosu kullandım.
انْقَطَعَ شَرِيطُ سَاعَتِي، يَجِبُ أَنْ أَقُومَ بِإِصْلَاحِهِ.
Saatimin kordonu koptu, tamir ettirmem gerekiyor.
قِيطَان