zincir

سِلْسِلَة — سَلَاسِل

رَبَطْتُ الْبَابَ بِسِلْسِلَةٍ حَتَّى لَا يَتَمَكَّنَ الْغُرَبَاءُ مِنَ الدُّخُولِ.

Kapıyı zincirle bağladım, böylece yabancılar içeri giremez.

كَسْرُ سَلَاسِلِ الْقُيُودِ وَالتَّحَرُّرُ.

Esaret zincirlerini kırıp özgürleşmek.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler