حِمَايَةُ الْوَالِدَيْنِ لِأَطْفَالِهِمْ هِيَ غَرِيزَةٌ طَبِيعِيَّةٌ.
Anne babanın çocuklarına karşı koruyuculuğu doğal bir içgüdüdür.
حِمَايَةُ الْوَالِدَيْنِ لِأَطْفَالِهِمْ هِيَ غَرِيزَةٌ طَبِيعِيَّةٌ.
Anne babanın çocuklarına karşı koruyuculuğu doğal bir içgüdüdür.
رِعَايَةُ الدَّوْلَةِ لِلْمُسِنِّينَ هِيَ ضَرُورَةٌ مِنْ ضَرُورَاتِ مَفْهُومِ الدَّوْلَةِ الِاجْتِمَاعِيَّةِ.
Devletin yaşlılara karşı koruyuculuğu, sosyal devlet anlayışının bir gereğidir.
حِرَاسَةُ الْكَلْبِ حَوْلَ الْمَنْزِلِ تُبْقِي اللُّصُوصَ بَعِيدًا.
Köpeğin evin etrafındaki koruyuculuğu, hırsızları uzak tutuyor.
سِدَانَة