koymak

وَضَعتُ الكتبَ على الطاولة.

Kitapları masanın üzerine koydum.

أَدْخَلَ الْمِفْتَاحَ فِي الْقُفْلِ وَفَتَحَ الْبَابَ.

Anahtarı kilide koydu ve kapıyı açtı.

ثَبَّتُّ الصورةَ على الحائط.

Resmi duvara koydum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler