يَعِيشُ جَدِّي فِي الْقَرْيَةِ، وَعِنْدَهُ نَعْجَةٌ بَيْضَاءُ تَأْكُلُ الْعُشْبَ كُلَّ صَبَاحٍ.
Dedem köyde yaşıyor ve her sabah ot yiyen beyaz bir koyunu var.
يَعِيشُ جَدِّي فِي الْقَرْيَةِ، وَعِنْدَهُ نَعْجَةٌ بَيْضَاءُ تَأْكُلُ الْعُشْبَ كُلَّ صَبَاحٍ.
Dedem köyde yaşıyor ve her sabah ot yiyen beyaz bir koyunu var.
كُلَّ صَبَاحٍ يُخْرِجُ جَدِّي الْغَنَمَ مِنَ الْحَظِيرَةِ وَيَأْخُذُهَا إِلَى الْمَرْعَى بِجَانِبِ الْقَرْيَةِ.
Dedem her sabah koyunları ağıldan çıkarıp köyün yanındaki otlağa götürür.
نَامَ الطِّفْلُ فِي حِضْنِ أُمِّهِ.
Çocuk annesinin koynunda uyudu.
Ayrıca: ضَأْن
شَاة