أَرَدْتُ أَنْ أَرْتَدِيَ أَجْمَلَ فُسْتَانٍ لَدَيَّ لِحَفْلِ الزِّفَافِ.
Düğün için en güzel elbisemi kuşanmak istedim.
أَرَدْتُ أَنْ أَرْتَدِيَ أَجْمَلَ فُسْتَانٍ لَدَيَّ لِحَفْلِ الزِّفَافِ.
Düğün için en güzel elbisemi kuşanmak istedim.
أَسْرَعَ الْمُحَارِبُ لِيَتَسَلَّحَ بِدِرْعِهِ.
Savaşçı, zırhını kuşanmak için acele etti.
مِنَ الْمُهِمِّ تَجْهِيزُ نَفْسِكَ بِكُلِّ الْمَهَارَاتِ اللَّازِمَةِ قَبْلَ الْبَدْءِ فِي وَظِيفَةٍ جَدِيدَةٍ.
Yeni bir işe başlamadan önce gerekli tüm becerileri kuşanmak önemlidir.
تَقَلَّدَ، تَوَشَّحَ، زَنَّرَ خَصْرَهُ