kulaklı

تَبْدُو هَذِهِ الْمِزْهَرِيَّةُ ذَاتُ الْأُذُنَيْنِ مُثِيرَةً لِلِاهْتِمَامِ لِلْغَايَةِ، أَلَيْسَ كَذَلِكَ؟

Bu kulaklı vazo çok ilginç görünüyor, değil mi?

نُرِيدُ تَبَنِّي قِطَّةٍ بِأُذُنَيْنِ كَبِيرَتَيْنِ.

Kulaklı bir kedi sahiplenmek istiyoruz.

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ الْقُدُورُ الْمُزَوَّدَةُ بِأُذُنَيْنِ أَكْثَرَ شُيُوعًا.

Eski zamanlarda kulaklı kazanlar daha yaygındı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler