kulp

مِقْبَض — مَقَابِض

يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا عِنْدَ الْإِمْسَاكِ بِمَقْبِضِ الْقِدْرِ لِأَنَّهُ سَاخِنٌ جِدًّا.

Tencerenin kulpu çok sıcak olduğu için tutarken dikkatli olmalısın.

أَجِدُ صُعُوبَةً فِي فَتْحِ الْبَابِ لِأَنَّ يَدَ الْخِزَانَةِ مَكْسُورَةٌ.

Dolabın kulpu kırıldığı için kapıyı açmakta zorlanıyorum.

ذَرِيعَة — ذَرَائِع

يُحَاوِلُ دَائِمًا إِيجَادَ ذَرِيعَةٍ وَالتَّهَرُّبَ مِنَ الْمَسْؤُولِيَّةِ.

Her zaman bir kulp bulup sorumluluktan kaçmaya çalışıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler