kulplu

اشْتَرَتْ لِي أُمِّي فِنْجَانًا بِمَقْبِضٍ حَتَّى أَتَمَكَّنَ مِنْ شُرْبِ الشَّايِ بِسُهُولَةٍ أَكْبَرَ.

Annem bana kulplu bir fincan aldı, böylece çayımı daha rahat içebilirim.

مِنَ الْأَسْهَلِ حَمْلُ هَذِهِ الْحَقِيبَةِ ذَاتِ الْمَقْبِضِ، شُكْرًا لَكَ.

Bu kulplu çantayı taşımak çok daha kolay, teşekkür ederim.

İlişkili Kelimeler