يَسْبَحُ السَّبَّاحُونَ فِي حَارَاتِهِمُ الْخَاصَّةِ.
Yüzücüler kendi kulvarlarında yüzüyorlar.
يَسْبَحُ السَّبَّاحُونَ فِي حَارَاتِهِمُ الْخَاصَّةِ.
Yüzücüler kendi kulvarlarında yüzüyorlar.
إِنَّهُ عَالِمٌ نَاجِحٌ لِلْغَايَةِ فِي مَجَالِهِ.
O, kendi kulvarında çok başarılı bir bilim insanı.