أَصْبَحَ جَارُنَا قَمَّارًا وَبَاعَ بَيْتَهُ.
Komşumuz kumarcı oldu ve evini sattı.
أَصْبَحَ جَارُنَا قَمَّارًا وَبَاعَ بَيْتَهُ.
Komşumuz kumarcı oldu ve evini sattı.
بَدَأَ مُدْمِنُ الْقِمَارِ فِي الِابْتِعَادِ عَنْ عَائِلَتِهِ وَأَصْدِقَائِهِ.
Kumarcı, ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaşmaya başlamıştı.
كَانَ مَهْوُوسُ الْقِمَارِ يُكَافِحُ الرَّغْبَةَ الْمُسْتَمِرَّةَ فِي لَعِبِ الْقِمَارِ.
Kumarcı, sürekli kumar oynama isteğiyle mücadele ediyordu.