kupa

قَعْب — قعاب

شَرِبْتُ الْمَاءَ مِنْ قَعْبٍ خَشَبِيٍّ كَبِيرٍ.

Sudan büyük bir tahta kupadan içtim.

قَدَح — أَقْدَاح

أُحِبُّ شُرْبَ قَهْوَةِ الصَّبَاحِ فِي قَدَحٍ كَبِيرٍ.

Sabah kahvesini büyük bir kupada içmeyi severim.

كَأْس — كُؤُوس

فَازَ فَرِيقُنَا بِكَأْسِ الْبُطُولَةِ.

Takımımız, şampiyonluk kupasını kazandı.

Ayrıca: جَائِزَة

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler