الفَوْزُ بِمِيدَالِيَّةٍ ذَهَبِيَّةٍ فِي الأَلْعَابِ الأُولِمْبِيَّةِ هُوَ إِنْجَازٌ عَظِيمٌ.
Olimpiyatlarda altın madalya kazanmak büyük bir başarıdır.
الفَوْزُ بِمِيدَالِيَّةٍ ذَهَبِيَّةٍ فِي الأَلْعَابِ الأُولِمْبِيَّةِ هُوَ إِنْجَازٌ عَظِيمٌ.
Olimpiyatlarda altın madalya kazanmak büyük bir başarıdır.
تَمَّ مَنْحُ وِسَامٍ لِلْجُنُودِ الَّذِينَ أَظْهَرُوا شَجَاعَةً فِي الحَرْبِ.
Savaşta cesaret gösteren askerlere madalya verildi.
قَدَّمَ الرَّئِيسُ نِيشَان لِلْعُلَمَاءِ النَّاجِحِينَ.
Cumhurbaşkanı, başarılı bilim insanlarına madalya takdim etti.
نَوْط