حَاوَلَ الْكَاتِبُ أَنْ يُؤَلِّفَ رِوَايَتَهُ بِطَرِيقَةٍ تُؤَثِّرُ فِي الْقَارِئِ.
Yazar, romanını okuyucuyu etkileyecek şekilde kurgulamaya çalıştı.
حَاوَلَ الْكَاتِبُ أَنْ يُؤَلِّفَ رِوَايَتَهُ بِطَرِيقَةٍ تُؤَثِّرُ فِي الْقَارِئِ.
Yazar, romanını okuyucuyu etkileyecek şekilde kurgulamaya çalıştı.
صَمَّمَ الْمُهَنْدِسُ الْمَبْنَى لِيَكُونَ حَدِيثًا وَعَمَلِيًّا.
Mimar, binayı modern ve işlevsel olacak şekilde kurguladı.
قَامَ الْفَرِيقُ بِتَخْطِيطِ الْفَعَّالِيَّةِ مَعَ مُرَاعَاةِ كُلِّ التَّفَاصِيلِ.
Ekip, etkinliği her detayı düşünerek kurguladı.