kurultay

عَقَدَ الْحِزْبُ مُؤْتَمَراً لِتَحْدِيدِ اسْتِرَاتِيجِيَّاتِهِ الْمُسْتَقْبَلِيَّةِ.

Parti, gelecek stratejilerini belirlemek için bir kurultay düzenledi.

مَجْلِس — مَجَالِس

فِي العُصُورِ التُّرْكِيَّةِ القَدِيمَةِ، كَانَتْ شُؤُونُ الدَّوْلَةِ تُنَاقَشُ فِي المَجْلِسِ.

Eski Türklerde, devlet meseleleri kurultayda görüşülürdü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler