أَسْتَخْدِمُ مُرَطِّبًا بِاسْتِمْرَارٍ بِسَبَبِ الْجَفَافِ فِي بَشَرَتِي.
Cildimdeki kuruluktan dolayı sürekli nemlendirici kullanıyorum.
أَسْتَخْدِمُ مُرَطِّبًا بِاسْتِمْرَارٍ بِسَبَبِ الْجَفَافِ فِي بَشَرَتِي.
Cildimdeki kuruluktan dolayı sürekli nemlendirici kullanıyorum.
بِسَبَبِ الجَفَافِ فِي المِنْطَقَةِ، حَدَثَتْ قُحُولَةٌ فِي التُّرْبَةِ.
Bölgedeki kuraklık nedeniyle toprakta kuruluk oluştu.
يُبُوسَة