وَهْم — أَوْهَام
هَذَا مُجَرَّدُ وَهْمٍ، لَيْسَ حَقِيقِيًّا؛ يَجِبُ أَنْ تَكُونَ هَادِئًا.
Bu sadece bir kuruntu, gerçek değil; sakin olmalısın.
هَذَا مُجَرَّدُ وَهْمٍ، لَيْسَ حَقِيقِيًّا؛ يَجِبُ أَنْ تَكُونَ هَادِئًا.
Bu sadece bir kuruntu, gerçek değil; sakin olmalısın.
قَدْ يُؤَثِّرُ التَّوَهُّمُ سَلْبًا عَلَى حَيَاةِ الْإِنْسَانِ.
Kuruntuya kapılmak, insanın hayatını olumsuz etkileyebilir.
إِنَّهُ يَعِيشُ فِي وَسْوَاسٍ دَائِمٍ وَهَذَا يُرْهِقُهُ كَثِيرًا.
O, sürekli bir kuruntu içinde yaşıyor ve bu onu çok yoruyor.
Ayrıca: شَكّ
مَوْهُوم، هَاجِس