endişe

أَشْعُرُ بِقَلَقٍ كَبِيرٍ بِشَأْنِ نَتَائِجِ الِامْتِحَانِ.

Sınav sonuçları hakkında büyük bir endişe duyuyorum.

هَمّ — هُمُوم

تَتَزَايَدُ هُمُومِي بِشَأْنِ صِحَّتِهِ تَدْرِيجِيًّا.

Onun sağlığı hakkındaki endişelerim giderek artıyor.

مِنَ الطَّبِيعِيِّ أَنْ تَشْعُرَ بِتَخَوُّفٍ بِشَأْنِ الْمُسْتَقْبَلِ.

Gelecek hakkında bir endişe hissetmek normaldir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler