korku

خَوْفُ الْبَقَاءِ فِي الظَّلَامِ يُلَاحِقُنِي مُنْذُ طُفُولَتِي.

Karanlıkta kalma korkusu, çocukluğumdan beri beni takip ediyor.

اِنْتَشَرَ الرُّعْبُ فِي الْمَدِينَةِ بَعْدَ انْتِشَارِ شَائِعَاتٍ عَنْ وُجُودِ وَحْشٍ مُفْتَرِسٍ.

Yırtıcı bir canavarın varlığına dair söylentilerin yayılmasıyla şehirde korku yayıldı.

شَعَرْتُ بِذُعْرٍ شَدِيدٍ عِنْدَمَا رَأَيْتُ الظَّلَامَ.

Karanlığı görünce büyük bir korku hissettim.

Ayrıca: مَخَافَة، رَهْبَة، فَزَع

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler