kuyruk

ذَيْل — ذُيُول

كَانَ لِلْقِطِّ ذَيْلٌ طَوِيلٌ وَرَقِيقٌ وَكَانَ يَهُزُّهُ بِاسْتِمْرَارٍ.

Kedinin uzun ve kabarık bir kuyruğu vardı ve onu sürekli sallıyordu.

طَابُور — طَوَابِير

تَشَكَّلَ طَابُورٌ طَوِيلٌ أَمَامَ الْمَخْبَزِ لِشِرَاءِ الْخُبْزِ.

Ekmek almak için fırının önünde uzun bir kuyruk oluşmuştu.

ذَنَب — أَذْنَاب

حَرَّكَ الْكَلْبُ ذَنَبَهُ بِسَعَادَةٍ عِنْدَمَا رَأَى صَاحِبَهُ قَادِمًا

Köpek, sahibinin geldiğini görünce kuyruğunu mutlulukla salladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler