kuzu kuzu

الْمُوَظَّفُونَ الَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ وَيُنَفِّذُونَ كُلَّ مَا يَقُولُهُ الرَّئِيسُ بِطَاعَةٍ تَامَّةٍ عَادَةً مَا يَحْصُلُونَ عَلَى تَرْقِيَةٍ.

Patronun her dediğini kuzu kuzu dinleyip uygulayan çalışanlar, genellikle terfi alırlar.

أَطَاعَ الطِّفْلُ مَا قَالَتْهُ وَالِدَتُهُ بِوَدَاعَةٍ وَجَمَعَ لُعْبَتَهُ بِهُدُوءٍ.

Çocuk, annesinin söylediklerine kuzu kuzu uyarak uslu bir şekilde oyuncağını topladı.

اِسْتَسْلَمَ اللِّصُّ لِأَوَامِرِ الشُّرْطَةِ بِاسْتِسْلَامٍ دُونَ إِبْدَاءِ أَيِّ مُقَاوَمَةٍ.

Hırsız, polisin emirlerine kuzu kuzu uyarak hiçbir direniş göstermeden teslim oldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler