أُنْبُوب — أَنَابِيب
كَانَ أُنْبُوبُ الْمَاءِ الْمُتَدَفِّقُ مِنَ الصُّنْبُورِ صَدِئًا وَكَانَ يَجِبُ اسْتِبْدَالُهُ.
Çeşmeden akan suyun lülesi paslanmıştı ve değiştirilmesi gerekiyordu.
كَانَ أُنْبُوبُ الْمَاءِ الْمُتَدَفِّقُ مِنَ الصُّنْبُورِ صَدِئًا وَكَانَ يَجِبُ اسْتِبْدَالُهُ.
Çeşmeden akan suyun lülesi paslanmıştı ve değiştirilmesi gerekiyordu.
اضْطُرِرْتُ لِشِرَاءِ قَصَبَةٍ جَدِيدَةٍ لِلشِّيشَةِ لِأَنَّ قَصَبَةَ الشِّيشَةِ انْكَسَرَتْ.
Nargilenin lülesi kırıldığı için yenisini almak zorunda kaldım.
تَمَّ إِشْعَالُ مَسْبَكِ الْغَلِيُونِ بَعْدَ مَلْئِهِ بِالتَّبْغِ.
Pipo lülesi tütünle doldurulduktan sonra yakıldı.
غَلْيُون