lağım

مَجْرَى — مَجَارِي

يَجِبُ تَجْدِيدُ نِظَامِ الْمَجَارِي فِي الْمَدِينَةِ.

Şehirdeki lağım sisteminin yenilenmesi gerekiyor.

نَفَق — أَنْفَاق

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانُوا يَحْفِرُونَ أَنْفَاقاً لِتَدْمِيرِ الْقِلَاعِ.

Eski zamanlarda kaleleri yıkmak için lağım kazarlardı.

انْتَشَرَتْ رَائِحَةُ البَالُوعَةِ فِي الحَيِّ بِأَكْمَلِهِ.

Lağım kokusu tüm mahalleyi sardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler